24 Temmuz 2013 Çarşamba

Esenyurt Forumları Büyüyüp Yaygınlaşıyor



Taksim Gezi Parkı Direnişi’nin Türkiye’de başlatmış olduğu birlik, dayanışma, mücadele ve direnç kültürü bir süredir forumlarda devam ediyor.
 Ancak özellikle işçilerin, fabrikaların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde bu kültürün yansımasını yeterince göremiyorduk. İşte şimdi bir süredir Kartal-Cevizli, Esenyurt gibi işçi semtlerinde kararlı bir şekilde bu mücadele kültürünün oluşmaya başladığını söyleyebiliriz.
Bunlardan biri de Esenyurt Dayanışması’nın örgütlediği yürüyüşler ve forumlar. Dayanışma öncülüğünde şu ana kadar Depo, Esenkent, Boğazköy semtleri ve geçen hafta da Yeşilkent mahallesi olmak üzere dört bölgede birçok kez yürüyüş ve forum yapıldı.
 Depo durağından yürüyüşle başlayan forumu önceki yazımızda anlatmıştık. Perşembe akşamı da Yeşilkent mahallesinin ilk forumu yapıldı.
 Akşam 8’de İnci Et’in önünde buluşan kitle 2 Temmuz Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. 9 gibi forum başladı.
Forumun ana başlığı “AKP İktidarı Döneminde Ekonomi ve Demokrasi”ydi. Yaklaşık bir buçuk saat süren forumda ağırlıklı olarak işçilerin ve mahallede yaşayanların karşılaştıkları sorunlar üzerinden konuşuldu. Söz alan arkadaşların söylediklerini birkaç noktada özetleyebiliriz:
 –İlk sözü alan yoldaşımız insanların işçi-emekçiler ve patronlar olarak ikiye bölündüğü bir dünyada ekonominin de demokrasinin de toplumu yöneten patronlar ve onların temsilcileri için var olduğunu vurguladı. Ekonomideki büyümenin işçi-emekçilerin günlük hayatlarına hiçbir şekilde yansımadığını belirtti.
–Fabrikalarda çalışan arkadaşlarımız işçilerin üretimden gelen gücünü bu mücadelede de göstermeleri gerektiğini, sendikalaşma mücadelesinin de hızla yürütülmesi gerektiğini anlattılar. Arkadaşlarımızın önerisi üzerine önümüzdeki hafta yapılacak forumda “İşçi Komisyonu” kurmanın önemine ilişkin tartışma yapılıp kararlar alınacak.
–Mahalle sakini bir kadın arkadaşımız, mahallede yaşanan tapu sorununa değindikten sonra, tek sorunun AKP ile sınırlı olmadığını, mesela Yeşilkent Cemevi’nin yapımına engel olan  saldırgan CHP yönetiminin de bir sorun olduğunu vurguladı.
–Bir arkadaşımız demokrasinin çoğunluk yönetimi değil, çoğulcu bir yönetim olması gerektiği vurguladı.
–Liseli bir kadın arkadaşımız İmam-Hatip Lisesi dayatmalarına, öğrencilerden zorla para toplanması karşı durmamız gerektiğini belirtti.
–Başka bir arkadaşımız ise sorunlarımızın tam çözümü için işçi ve emekçilerin iktidarda olduğu bir yönetim kurmamız gerektiğini dile getirdi.
 Forum haftaya daha kalabalık olmamız gerektiği çağrısıyla sona erdi.

23 Temmuz 2013 Salı

Abbasağa Forumu Notları (21 Temmuz Pazar)



1. Kartal Heykeli’ni temizleme kararı aldık. Kartal’ın Beşiktaş için sembolik bir anlamı var, bu nedenle oraya sadece şehitlerimizin ismini yazacağız. Parkın içerisinde benzeri bir anıt yapabiliriz.
2. Adalet yürüyüşçüleri isimli bir sitemiz var, duyurusunu yapmak istemiştim.
3. Kartal Forum’dan geliyorum. Kartal’daki forumların geçtiğimiz haftaya kadar çok sönük geçtiği söylenebilirdi. Ancak geçen hafta Cevizli Tekel arazisi için Cevizli Dayanışma kuruldu ve bu bizi de hareketlendirdi. Halkın arazisinin özel üniversiteye hibe edilmesine karşıyız ve Gezi Ruhu’nu yeniden orada yakalamayı ümit ediyoruz.
4. Protesto enflasyonu yaşadığımızı düşünüyorum. Sürekli yürümekten bir hal olduk ve bunlar sayıca azalmış eylemlere dönüştü. Bu durumun kendisi beni düşündürüyor. Bir ikinci konu faşizm hâlâ sürüyor; başta Gezi’yi elimizden almışlardı, şimdi düğün bile yaptırmıyorlar. Sorunlarımız sürdüğü halde geçmişte sokakta olanlar hâlâ sokakta değiller, bunu nasıl aşabileceğimizi konuşmak istiyorum.
5. Bugün buraya somut bir gündem olduğu için çok daha heyecanlı geldim. Bu parkı nasıl güçlendirebiliriz bunu konuşmak için buradayım. Bugün #DirenKadıköy’de yazanlar ilgi çekiciydi: Yürütme kurulu oylanması için parka bir dizi öneride bulunulmuş ve kabul edilmiş. Buna göre bazı günler serbest kürsü, bazı günler gündemli bir forum ilerleyebilecek. Bunu örnek alabiliriz. İkinci olarak bir yürütme komitesi işimizi kolaylaştıracaktır, niyeti olan taşın altına elini koymak isteyen herkesin içinde olabileceği bir yürütme. Son olarak serbest kürsüleri sevsem de, “ne güzel işte, bir şeyler dinledim ve eve gidiyorum” demek yerine “bugün şunu şunu yapmaya karar verdik” diye eve dönebilmeyi tercih ederim.
6. Karar almamızla ilgili bir takıntı var, oysa biz burada karar alıyoruz. Örneğin Cuma günü Pazar bu gündemle tartışalım dedik ve bugün tartışıyoruz. Yoğurtçu Parkı bir örnek olarak gösterildi, en uygun forum mudur bilemiyoruz. Bırakalım her forum kendi yolunu bulsun, ısrarla biz içinden bir şeyler çıkarmaya çalışmayalım. Burası ne bir sendika, ne bir siyasi parti, ne de bir dernek. Bu kadar keskin fikirlerle yaklaşmak yerine bırakalım kendi yolunu bulsun.
7. Ağaçlarla ilgili konuşmak istiyorum. Geçen Cuma ağaçların etrafındaki örtülerin sökülmesine karar verilmiş. Birisi de uyarmadı mı, ağaçlar gövdelerinden değil yapraklarından nefes alır. Biz o çalışmayı Gezi’yi simgelemesi için yapmıştık. Şimdi bir kez daha rica ediyorum oylayalım ve ona göre yeniden ağaçları giydirelim. Oylandı ve kabul edildi.
8. İki tip yürütme olur. Biri halkın kendisidir, diğeri atanmıştır. Bu mücadelede hepimiz o yürütmeydik. Ancak sanırım kimse şu konuda farklı düşünmüyordur: Daha örgütlü olsaydık, ne yapacağımızı daha önceden tartışmış olsaydık, sonu farklı olurdu. Bu yüzden sadece konuşalım yaklaşımı sıkıntılı bence. Burada somut adımlar atmalıyız. Örneğin buradaki birçok kişi beyaz yakalı. Bir akşam beyaz yakalıların sorunları konuşulabilir. (Yapılan eklerle sadece beyaz yaka değil genel olarak işçi sorunlarının konuşulmasına karar verildi. Önümüzdeki Cuma bu konuyla bir oturum düzenlenecek.)
9. Ben Yoğurtçu’dan geliyorum. Arkadaşın yürütme diye bahsettiği arkadaşlardan biriyim, daha doğrusu yürütememe halindeyiz daha çok. Geçtiğimiz hafta burnuyla zurna çalan bir abiyi dinledikten sonra burayı nasıl hareketlendirebiliriz onu düşünmeye başladık. Ama ben iradeci bir yaklaşıma karşıyım; onun yerine ana forumu dinlemenin ve bir şeyin gündem olarak kendini dayatmasına fırsat vermemim daha doğru olduğunu düşünüyorum. Örneğin biz bu esnaf olayı ne olacak diye forumda konuşulmasının ardından canlandık ve bir şeyler yapabilmeye başladık. Ya da Ethem’in, İsmail’in ardından bir şeyler yaptık. Demek istediğim, ne zamanki bir konu gerçekten ortaya çıktı o zaman… O yüzden bence bizi örnek almayın, kendi formunuzu yaratın. Kürsüye kulak verdiğimiz sürece güçleniriz, örneğin Yoğurtçu’da 89 tane atölye var.
10. Seyrantepe’den geliyorum. Unutmak ihanettir arkadaşlar, şehitlerimizi ve 160 tane tutsağımızı unutursak kaybederiz. Tencere tava konusunda Erdoğan’ın dediklerini duydunuz, resmen bizden komşumuzu ihbar etmemizi istiyor. O yüzden ben diyorum ki, tencere tava eylemlerine yeniden başlayalım ve buradan kendimi ihbar ediyorum: Ben tencere tava çalıyorum.
11. Müdendis Mimarlar Atölyesi’nden geliyorum. Gelecek hafta içerisinde İskele ve durak üzerine konuşacağımız bir gün olmasını öneriyoruz. Biliyorsunuz biz 150 dilekçe toplayarak teslim ettik. Takip no’su: 134610. 25 Temmuz Perşembe günü bu konuyu konuşmayı oyluyorum. (Oylandı ve kabul edildi.)
12. Sosyal Medya Çalışma Grubu olarak facebook adresimizi duyurmak istiyoruz: Park Meclisi, Direnabbasağa ve parkmeclisi adresleri üzerinden bizi twitter’dan da takip edebilirsiniz. Ayrıca 21 parkın koordinasyonun bir araya geldiği bir mail grubuna da üyeyiz ve oradan da burayı paylaşıyoruz.
13. Şehir Plancıları Yönetim Kurulu üyesi Gürkan Akgün performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarıldı. Ama asıl neden Gezi direnişine katılmış olması. Bunu protesto etmek amacıyla 22 Temmuz Pazartesi saat 11’de Beylikdüzü Belediyesi önünde olacağız.
14. Siyaset çalışma grubu olarak diğer çalışma gruplarında konuşulmak üzere 9 maddelik bir çalışma yaptık. Çalışma grupları sözcülerinin her hafta dönüşümlü olarak bir araya gelmesi, bilgi aktarımında bulunması, gündem tartışmaları ve karar alınmaya sunulmak üzere ana foruma yönelimler belirlemesi. Bunun yanı sıra çalışma gruplarının özendirilmesi. Ana forum moderasyonunun dönüşümlü yapılması.
15. Bu konuşmanın üzerine Ana Forum moderasyonu söz alarak çok sıkıldığını, bundan sonra moderasyona devam etmeyeceğini açıkladı.
16. Moderasyonu yapan arkadaşa haksızlık yapıldığını defalarca gördüm. Ben onun devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Çarşı’lı arkadaşları kaybedersek güç kaybederiz.
17. Hukuk Çalışma Grubu olarak parkta nöbet tutan bir masa yapmaya çalışıyoruz. Bu sayede her türlü şikayetimiz için uğrayabileceğimiz bir yer olması sağlanabilir.
18. Polise eve dön çağrısı yapabiliriz. Bir de biz cumartesi forum olmaması yönünde karar almıştık, ama dün buraya gelenler ve kırgınlıklar olmuş gördüğüm kadarıyla. Burada olanlar elbette ki kendi aralarında istediklerini konuşabilirler, ama alınmış böyle bir karar var.
19. Cuma ünü gelenlerin % 70’i bugün gelmemiş. Bence bu parkta doğru düzgün işleyen tek şey moderasyon. Ben çalışma gruplarının hiçbirini akşam 9.30’dan sonra burada görmüyorum ve eğer şu an moderasyonu yapan arkadaş bırakırsa birçok kişi bırakır.
20. Çorum’dan geldim, şeker işçisiyim Tatlandırıcıların insanların hayatına nasıl zarar verdiğini sizlere hatırlatmak istedim. Yandaş medya yoluyla pazarlanan tatlandırıcılar GDO’lu şekerler ve insan hayatına ciddi zararları var.
21. Moderasyonu yapan arkadaşın iyi biri olmasıyla yapılan öneri birbiriyle çelişmiyor. Ben Dayanışma Masası’ndan geliyorum. 2 bavul kıyafet geldi, ilgilenenler lütfen uğrasınlar.
22. Ben karar almakta değil, uygulamakta sorun olduğunu düşünüyorum. Örneğin burada kütüphane kurulmasını istiyorsak inisiyatif alır kütüphane kurarız. Bu şekilde ilerlerse birbirimizi kırmamış, hassasiyetlere dikkat etmiş oluruz. Atölyelere açık bir kızgınlık ifade ediliyor bunu da doğru bulmuyoruz.
23. Moderasyon, siyaset masasının önerilerinin bir gecenin konusu olmasını önerdi. Siyaset masası toplantıda tartışıp geri döneceğini söyledi.
24. Mesele karar almak değilse, bu gece yaşadığımız örneği nasıl açıklarız? Cuma ağaçlar soyulsun dendi, bugün yeniden giydirilsin. Yarın biri gelip yeniden oylarsa ve yeniden soyulursa kastettiğim buydu. Yürütme denince hep kendi öznel deneyimlerinizden çıkıp anlam yüklediğimiz için bizim dışımızda ve bizi yöneten insanlar geliyor aklımıza, oysa böyle olmak zorunda değil. Yapalım denilenlerin koordinasyonu dahi bununla sağlanır.
25. Moderasyonla ilgili söylenenin nedeni Çarşı’nın omzundaki yükü de almaktır. Diğer yandan olayı kişiselleştirmemek gerekir.
26. Bizi rahatsız eden çalışma gruplarının elit bir söyleminin olması. Bunun kendisi yanlış. Zamanında Gezi’de de “burası varoş mahallere döndü, kaldıralım çadırları” diyenler vardı, aynı üslup.
27. Ben bugüne kadar çalışma gruplarını hiç görmedim. Burada mesele moderasyondaki arkadaş değil, orada başka biri de olabilirdi. Ama kimse sorumluluk almıyor, sonra alana da böyle yüklenilmemeli.
28. Burası halk meclisi, onu netleştirmek gerekiyor. Sanki anayasa gibi 10 madde sayıldı ve anlaşılması beklendi. Yürütme burası olmalı, eğer oy çokluğu ile herkesin içine sinen kararlar alınırsa herkes onu uygular. Bunu mükemmelleştirmeye yönelik tartışmaları lütfen bir kenara bırakalım. Ben yasama yürütme yargının birbirinden ayrılmasını doğru bulmuyorum. Bence üçünü de ana forum yerine getirmelidir. Gündem önerim hafta sonu eylemleri ile ilgili nasıl bir yol izlenmeli. Ama tartışacak çok başlık var illa bu olsun demiyorum.
29. Çok önemli ve çeşitli konular konuşuyoruz. Bu kadar farklı fikrin ifade edildiği bir moderasyonu yürütmek kolay değildir. Çalışma gruplarının ana forum sırasında toplanması bizce sıkıntılı. Geçtiğimiz Cuma merkezi forum demiştik, ama Cumartesi engellemelerle karşılaştık. Biz bunu nasıl yaparız, buna kafa yormamız gerekiyor.
30. Biz Türkiye’de ezici çoğunluğu temsil eden bir şey yaptık. Bunun bir sinir sistemi olması gerekir, beynin yönettiği bir sistem. Bu beyin % 99 olmalı. Burada çok cansız geçen forumlar izledik, ardından cumartesi eylemine dair gündem belirlendi ve forum bir anda canlandı. Burayla ilgili bir şey yaptığımızda burası canlanıyor. Bu nedenle gerçek meselelerle ilgili somut öneriler yapılmalı. Sinir sistemi aşama aşama oluşur. Park moderasyonu başından beri emek veriyor. Ben onunla oynanmasını doğru bulmuyorum.
31. Berlin de yaşıyorum. İkinci kez katılıyorum, üzgünüm ama dışarıdan bakıldığında çok kendi işlerine sıkışmış görünüyorsunuz. Muhalefet eğlenceli bir şey olmalı.
32. Moderasyon çalışma gruplarıdır, çalışma grupları moderasyon. Birbirimizi germeyelim, moderasyonla oynamayalım.
33. Çalışma gruplarının elit projeler üreten topluluklar olduğuna dair bir yanılsama var. Bu doğru değil. 21 çalışma grubu var. Benim bir anket çalışmam var atölyelerle ilgili. Teker teker soruların sorulmasının ardından ana forum kitlesinin çalışma grupları ile hiç ilgilenmediği ortaya çıktı.
34. Moderasyonu yapan arkadaşımız sırf o yaptığı için birçok kişi buraya geliyor. Tencere tava eylemi bana da mantıklı geliyor.
35. Dün Gezi’deki forum iyi geçti, bence onları güçlendirmeliyiz. 10-15 kişilik çalışma grupları herkes bir ağacın altında oturuyor madem fikirleri var bize aktarsınlar buraya katılsınlar.
36. Buradaki moderasyonun candan yürekli ve tarafsız olduğunu düşünüyorum. Halktan kimse ayrılmamalı, çalışma grupları burada yer alsın.
37. Ahmet İnset buna haysiyet ayaklanması diyor. Forumların ilk heyecanıyla bugün arasında bir fark var. Taleplerimizi belirleyelim park olarak ve bu talepler etrafında mücadeleye çağıralım insanları.
38. İletişim grubu olarak bir özeleştiri yapabiliriz: İç iletişime yeterince ağırlık vermiyoruz. Çalışma gruplarını bu kadar dışlamayı doğru bulmuyorum 2 ay sonra yağmur yağdığında biz buraya gelemeyeceğiz, ama gruplar toplanmaya devam edecek.
39. Kuzey ormanları ile ilgili bir şeyler yapılmalı.
40. Ermeni bir arkadaş halkların kardeşliğine dair konuştu.

Abbasağa Forumu Notları (19 Temmuz Cuma)



1. Foruma gelirken herkes en az bir arkadaşını getirsin.
2. Oluşturulan çalışma gruplarına katılım sağlayalım.
3. Tatil dolayısıyla azalma var, duyurular sadece internet yoluyla sağlanabiliyor. Bu nedenle umutsuzluk oluşuyor, katılım sayısını artırmanın yollarını bulmalıyız. 
4. Karar alma mekanizması ve çalışma gruplarının çalışma ilkelerini belirleyelim. Sözcüler toplantısında genel meseleler tartışılsın. Bir oylama günü olsun ve sözcüler toplantısında çıkan yönelimler o gün oylansın. Sözcüler toplantısına katılanlar sabit değil, dönüşümlü olmalı; bu sayede demokratik olabilir. Bir diğer önemli konu diğer parklarla koordinasyonun nasıl sağlanacağı, bunun üzerine düşünmeliyiz.
5. Yerel yönetimler atölyesi çalışma grubu kurulsun (İBB çalışma şekilleri, halk ekmek, sağlık AŞ., belediye çalışma  ilkeleri, mahalli kira üst oranı vb.)
6. Uzak illerin forumlara ve direnişe uzak kalması (Ülkenin doğusundaki insanların mevcut direnişi görsel ve metinsel olarak takip  edememesi)
7. Yaptığımız çalışmaların gücüne çevremizdekilerin inancını sağlayabilecek paylaşımlarda bulunmak gerekiyor.
8. Genel sorun iletişim eksikliği, direnişin aktif olarak içinde bulunmayanlar konuya çok uzak. Aldığımız gazeteleri ve direniş bilgilerini çevrenizde bırakın, direniş bilgilerini paylaşın. Türkiye'nin diğer illerine gidip çalışmalar yapalım. Diğer forumlarla iletişim kurabilmek için lider seçelim.
9. Lider seçmek için çok erken, çalışma grubundan olmamalı, çalışma gruplarını tanımıyoruz. Ortak karar almak için çalışma yapıyoruz. Oylama yöntemini geliştirelim. ama forum üzerinden ilerlemeli. Gezi parkında merkezi bir forum yapalım, merkezi forumlar için ortak çalışalım.
10. "Forumlardaki ortak bilincin farkındayız, direnişe orta zekamla katılmak istiyorum, halkın herhangi bir kesiminden biri olarak." Siyaset hakim kesimlerin yapabileceği bir şey değildir. Buraya gelen arkadaşların direnişe katılabilmesi için profesör olması gerekmez. Bu daha başlangıç, halkın bütün kesimlerine değinemedik. Herkes siyaset yapmalı, ekonomiye sadece ekonomistler karar vermeyecek. Olaya sadece, profesyonellerin vereceği kararlar olarak bakmayalım. "Verilecek kararlara seçim yoluyla yön verelim." Karar alma mekanizması, sözcüler masası, çalışma grupları ne kadar süreyle dönüşümlü olacak, toplantı sonuçlarının geri dönüşlerinin alınması çok önemlidir. Bu nedenle mesele karar alma sözcüler yoluyla değil, forumu tek merci belirleyerek alınmalı.
 11. Buranın bir koordinasyon sorunu olduğu ortada. Bunu aşmanın yolu burada bunun üzerine tartışmaya başlamamız. Kararların alınmasıyla ilgili değil, uygulanmasıyla ilgili bir sorun var. Sorumluluk, alanların inisiyatifine bırakılmamalı. Mahalle içlerinde sesimizi yayalım. Alınan kararların lehte ve aleyhte söz olması ve sonucun ortada kalması durumunda oylama yinelenmeli.
12. Forumlarda genel olarak forum konularının belirlenmesi ve sonuca gidilmesi için caba harcanması gerekiyor. Bol bol konuşulan ama somut atılamayan alanlar insanların uzaklaşmasını doğal olarak beraberinde getiriyor. Örgütlenme temelinde komite olmalı ama süreç sadece komite üzerinden yürümemeli, bir mekanizma yaratılmalı ve ana forumla bağı kurulmalı. Bütün görevi de komiteye bırakırsanız bu komiteler görevini yerine getiremez. Karar alınabilmesi için önce fikir paylaşımında bulunulmalı. Forumlar için acil durumlarda nasıl hareket edileceğine dair önlemler alınmalı, ortak hareket edilmeli. Çalışma grupları forumlara daha çok katılmalı, katılmadıkları oranda komitenin aktif bileşeni olmaları mümkün değil.
13. Yaratıcı drama atölyesi 4 Ağustos Pazar 5’te yeni çalışmalara başlıyor, katılacaklara duyurulur.
14. Ortak forumlarda buluşalım, basınla birlikte hareket edelim ve hareketimizi ulusal ve uluslararası alanda duyuralım. Merkez forum ve birleşme nasıl olacak bunları tartışalım.
15. Gözaltı sürecini tartışalım, süreci biz belirleyelim. Gözaltıları mahkemeler bırakmadı, mahkeme önündeki kalabalığımız bıraktı. Bizim kararlılığımız gidişatı belirliyor. Her türlü karar forumda alınmalı, masalardan arkadaşlar foruma katılmıyor, onlardan bir komite belirlenmesi mümkün değil.
16. Karık Belgeseli gösterimi oylamaya sunulsun. “Direniş komiteleri kurulsun mu?” sorusuna cevap olabilecek bir belgesel.
17. Pazar günü esnafla BEY-DER saat 5’te ortak yürüyüş yapacak. Yanımızdaki esnafları destekleyelim. 
18.Örgütlenme kendisini dayatıyor, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Forumların devamlılığı önemli. Konusunda uzman kişiler değil, halk konuşsun. Akademisyenler vs. değil, biz konuşalım. Panel ve etkinlikler forum sürecinde olmasın. Burası sendika, kulüp veya siyasi parti değil. Burada örgütlenmenin nasıl olacağını konuşalım. En verimli yerler forumlardır. Merkezi forum süreci çok önemli. Ortak forumla sonuca gideriz. İşleyişe dair bir şeyler yapılması gerekiyorsa sorun karar almak değil, uygulamaya sokmaktır. Doğrudan demokrasi ilk defa forumlarda yaşanıyor. Karar mekanizması fikirlerin sıkışmasına sebep olur. Ortak karar forumlardan çıkar. Hareketimiz hızlı hareket edecek kadar olgunlaşmadı. Hassasiyet göstermemiz gerekiyor. Sadece atölyelerin seçim katılımı eksik olur. Herkesin söz söyleyebileceği bir forum oluşturulmalı.
19. Türkiye'de uzun süre sonra ilk defa muhalefet sesi çıkıyor. Hep seviyesiz insanlarca yönetildi ve bunu bizden çok çalışarak başardılar. Daha erken saatlerde buralara gelelim ve daha çok çalışalım. Diğer forumlarla da çalışalım. Diğer forumlarla etkinlik sağlanamadı. Karadeniz neden direnişe katılmadı deniliyor. Halbuki Karadeniz halkı HES'lerle direnişe başladı. Sinop'ta HES'ler için yürüyüş var, onlara destek olalım. 
20. Burada konuşulanlar kağıda dökülsün, gündem belirlensin. Burada çıkan sonuçlar ertesi günün konusu olabilir. Oylamalar çok değerli. Burada konuşulan konular gelemeyenlerle internet üzerinden paylaşılabilir.  Gündemlerimize sahip çıkalım.
21.Gündemler önceden belirlenmeli, oylanabilir. Tek bir konuya yoğunlaşmış olabiliriz. Bütün forumların tek gün dahi olsa aynı konuları paylaşması gerekir. Merkezi forum tekrar yasaklanacaktır. Moderatör karşıdan yönetebilir. Diğer forumlara yönlendirmeler yapılmalı. 
22. Barbaros Hayrettin Paşa iskelesinin kapatılması, TMMOB'a destek. Beraber hareket edelim, temsilciye karşıyım. Karar alma merkezleri olsun. Abbasağa farklı kimliğe kavuşmuş, gündemi belirlemek çok önemli, Tayyip hâlâ komşuyu komşuya kırdırıyor. Ekonomiye ağırlığımızı koyalım, boykot şeklini yayalım. Her gün forumlara gelemiyorum, internetten takip etmeye çalışıyorum ama daha net sonuçlara gidilmesi gerekiyor. ibb.gov.tr, iskeledeki davanın takip no’su 134.610 dosya numarası.
23. Sayımızın artması ile ilgili kararlar alalım. Katılanlarla ilgili değil, katılmayanlarla ilgili problemler olduğunu düşünüyorum. Hâlâ sürdürebiliyor oluşumuza atıfta bulunalım. Bir ayda çok güzel bir noktaya geldik.  Bizi tetikleyen şeyler oldu. Mutlaka hata yapılacaktır, onları önceden tespit edelim. Sadece konuşmak ve dinlemek bile ihtiyaç olabilir.  Herhangi bir arkadaşımızla ilgili problemler olduğunda bir araya gelebiliyoruz, herhangi bir tepki olduğunda yine bir araya geleceğiz. Evet, forumlarda azalma oluyor, ama 31 Mayıs'ta insanlar forumlardan kalkıp gelmedi. Bu karamsarlığa gerek yok, en demokratik hareketi yaptık.  Hareket durdu, ama beyinler olarak eyleme geçmemiz gerekiyor. Sandıktan, ekonomiden bahsetmemiz gerekiyor. Süreç yeniden hareketlenecektir ve biz o güne kadar toplanmayı sürdürürsek başarılı oluruz.
24. Şimdiye kadar iki uç eğilim sivrildi: Bir kesim “öldük bittik, çok ama çok kötü durumdayız” dedi. Diğer bir kesimse “aman canım hiçbir sorun yok” ruh halinde. Evet, korkacak bir şey yok. Her hareketin bir ivmesi vardır. Ama diğer yandan var olanı daha iyi yere nasıl çekeceğimizi konuşmak bizim görevimiz.
Forum sonunda oylanarak alınan karar: 21 Temmuz Pazar günü forumunun ana gündemi: Abbasağa Park Forumu’nun daha güçlü hale gelebilmesi için neler yapılmalı? Gündem ve karar alma süreçleri nasıl şekillenmeli? Diğer parklarla koordinasyon nasıl sağlanmalı. Pazar günü tüm katılımcıların bu gündemle ilgili görüşlerini şekillendirip gelinmesine karar verildi.

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Kadıköy Mahalle Meclisleri Kuruldu



 Yoğurtçu Parkı atölyelerinde uzun zamandır konuştuğumuz “karar alma mekanizmaları, örgütlenme, halkın kendi özyönetimi, parka gelmeyenlere ulaşma” gibi başlıklar en sonunda bizlere mahalle meclislerini kurma ihtiyacı hissettirdi. Bu ortak fikirlerle bir araya gelen forum katılımcıları ile meclis çalışmalarını yürütmeye başladık. Şu an Yeldeğirmeni, Osmanağa, Caferağa ve Fikirtepe’yle sınırlı kalsa da, uzun vadeli planlarımızı hayata geçirmek için şimdiden düzenli tartışmalara başladık.
Mahalleler ikinci toplantılarını parkların dışında, kendi mahallerinde yaptılar. Katılım oldukça yüksek, insanlar oldukça heyecanlıydı. İş yapmak isteyen insanların sayısı azımsanamayacak düzeydeydi. Kararlar ilk önce mahalle sorunları üzerine odaklansa da, amaçlardan biri forumlardaki konuları Türkiye, hattâ dünya gündemine taşıyabilmek. Ama bugün mahalleliler, ilk defa kendi sorunlarının çözümü için harekete geçtiler.
Caferağa Mahallesi özelinde gençlerin sokakları tuvalet olarak kullanması ve yüksek gürültü yapması bütün ev sakinlerinin dile getirdiği konulardan biri oldu. Çıkan kararlar ise sokaklara umumi tuvalet yapılması ve Cumartesi akşamı saat 9’da mahalleli ve sokakta içen gençlerle içki içilen bölgelerde forum yapılması. Uzun zamandır ilk defa, polis, belediye, zabıta gibi devletin resmi kurumlarına “şikayet” etmeden kendi iç meselelerini kendi çözmeye karar verdi mahalleli.
Bir diğer başlık ise kurulan örgütlenme komisyonu. Mahallelerde nasıl örgütlenebiliriz? Her sokakta nasıl bir koordinasyon oluşturabiliriz? Hattâ uzun vadeli olarak bunu diğer ilçelere taşıyıp, nasıl İstanbul halk yönetimini kurabiliriz?
Kurulmuş olan mahalle koordinasyonunun değişip değişmemesi üzerine oy kullandık ve değişmemesi adına karar çıktı. Komitenin ihtiyaç duyduğu bir diğer konu ise, sınıfsal talepleri de gündeme alabilmek. Elbette bu noktada en fazla bastıranlardan biri biziz.
Bu hafta içi bütün mahallenin temsilcilerinin toplanacağı, herkese açık bir toplantı düzenlenecek. Toplantı sonuçlarına göre mahallelerden çıkan kararları buradan tekrar duyuracağız.
Anadolu yakasından bir grup İMD’li