22 Ekim 2013 Salı

Mücadele Ailede Başlıyor



Merhaba,
Ailem aşırı dinci, bense bir işçi sınıfı devrimcisi, sosyalistim. Neredeyse tüm görüşlerimiz zıt. Ben devrimci bir metal işçisi olarak emeğin kutsallığına inanıyorum, ailemse patrona itaat etmemi istiyordu. Ben sürekli işçilere yapılan haksızlığı dile getirirken, ailem sırf patronda sermaye var diye hep onu haklı gösteriyor, onu savunuyordu.
Ben ne zaman bir direnişe gitsem evde tartışma konusu olurdu, ben hep haksız duruma düşüyordum. Ne zaman ayrı eve çıkacak olsam ailem sürekli önüme engel koyuyor, beni eve bağlamaya çalışıyor, bense ayrı evin hayaliyle o günü iple çekiyordum. Tam dört kez çıkmak istemiştim, çünkü bu şekilde mücadeleden kopuyor, yoldaşlarımı yalnız bırakıyordum, hem onlar hem ben mutsuzdum.
Dahası bu şekilde eşimi de mücadeleye katamıyordum (evde böyle birlikte yaşamanın zorluklarından bahsetmiyorum bile). Ben ev bakmaya başladım, bir hafta geçmeden de eve çıktım Aileme söylediğimde beni evlatlıktan reddedeceğini söylese de, ben ayrı eve çıktım. Artık 1 Mayıs'a giderken izin almayacak, kimseye yalan söylemeyecektim, hem de direnişte olan isçilerin yanında olabilecektim. Aileme gelince, bir süre sonra yanlışlarını anlayıp yumuşayacaklarını biliyorum.
Bana bu mücadelemde beni yalnız bırakmayan yoldaşlarıma militanca teşekkür ederim.
Emek kutsaldır, en yüce değerdir!
Pendik'ten Bir Metal İşçisi

18 Ekim 2013 Cuma

Grevde 15. Günü Deviren Leroy Merlin İşçisiyle "Beraber Islandık Yağan Yağmurda"



3 Ekim’den beri Türkiye  işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilk AVM grevine  tanıklık etmekteyiz. Biz de Bursa İMD olarak grev başlangıcının ilkgününden beri Leroy Merlin işçilerinin yanında yer alarak, alanlarda da sınıf dayanışmasının örneğini sergilemekteyiz.



Türkiye’nin ilk yapı marketi grevi olması dolayısıyla UNI Küresel Sendika genel kurulundan da destek gelmesiyle grev enternasyonal boyuta taşınmış oldu. 36 ülkedeki 50’den fazla sendikadan 209 sendika temsilcisi şu metne imza attı: 

Türkiye’deki Leroy Merlin işçilerinin grevini destekliyoruz. Leroy Merlin işçileri ile dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz. Leroy Merlin patronunu, işçilerin örgütlenme, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarına saygı göstermeye davet ediyor, işçilerin haklı ve makul taleplerine yanıt vermeye çağırıyoruz.

İmza atan ülkelerin listesi ise şöyle: Polonya, Romanya, Fransa, Kore, Japonya, Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Avustralya, İtalya, Paraguay, Kolombiya, Peru, Brezilya, Şili, Nepal, İngiltere, İskoçya, Belçika, Almanya, İsviçre, Avusturya, Arjantin, İsveç, İzlanda, Norveç, Danimarka, Gana, Zambia, Malavi, Finlandiya, Malezya, Uruguay, Türkiye. 


Grevin 15. gününde İstanbul’dan gelen yoldaşlarımızın da katılımıyla grev alanda bayramlaşma coşkusu yaşandı, sloganlara sloganlarla karşılık verilerek kitlesel bir dayanışma sergilendi. Grev sözcüsü arkadaşımız konuşmasında şöyle dedi: "Grevin ilk gününden beri haklı ve onurlu mücadelemizde bizi alanlarda yalnız bırakmayan, sınıf dayanışmasının ne demek olduğunun örneğini sergileyen İşçi Mücadele Derneği’ne sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Sizlerin desteği ve katılımıyla daha güçlüyüz, birleşe birleşe kazanacağız, yaşasın sınıf dayanışması."

Ardından İstanbul’dan gelen yoldaşımız sözü alarak, “İMD olarak her zaman direnen işçilerin yanında olduk. Sizin de çok iyi bildiğiniz üzere Bursa’daki yoldaşlarımız ilk gününden beri grevinize destek veriyor. Biz de İstanbul’dan Bursa’ya, sizlerin yalnız olmadığını bir kez daha haykırmaya geldik. Sizlerle beraber ıslanmaya, direnmeye geldik. Zafere kadar yanınızdayız.” dedi.




Yoldaşımızın konuşmasının ardından Leroy Merlin işçileriyle sağanak yağmura aldırmadan direniş  türkülerimizi söyleyip halayımızı çektik.  

Bir süre sonra “Duran adam” eylemiyle de sessiz eylem yapılarak büyük ses getirildi grev alanına.


İşçi Mücadele Derneği olarak Leroy Merlin işçilerinin grevinin son gününe kadar alanlarda destekçileri olarak onurlu duruşlarının destekçisi olmaya devam edeceğiz.
Bursa-İstanbul İMD

17 Ekim 2013 Perşembe

Bayramda da Direniriz - Feniş Direnişi Sürüyor!



İMD olarak, çok uzun yollardan geçerek, direnişlerinin 41. gününde Feniş işçilerini bayram ziyaretine gittik.

Sloganlarımızla girdiğimiz fabrika sahasında işçilerin ailelerini de görmek mutluluk vericiydi. Direnişlerde ailelerin kazanılmasının, ikna edilmesinin önemini bildiğimizden, biz de daha çok ailelerle zaman geçirmeye çalıştık.
Aileler direnişe ve mücadeleye sıkı sıkı kenetlenmiş durumdalar. Fabrikada uzun yıllar çalışmış olan işçiler 3 aylık maaşlarını, kıdem ve ihbar tazminatlarını almak için tüm olumsuzluklara rağmen direniyorlar. “Eskiden Feniş’e girebilmek için torpil gerekirdi, çok büyük bir işyeriydi burası”  diyen işçi aileleri, “biz buradan ekmek yedik, emeğimizi verdik, şimdi emeğimizi nasıl bırakıp gideriz?” diyerek direnişin gerekliliğini ve neden sürmesi gerektiğini anlattılar.

Taksim’de Galatasaray Lisesi önünde gerçekleştirmiş oldukları eylemde halkın kendilerine sahip çıkmasını isteyen işçilere bir işçi ağabeyimizin eşi Gezi'de işçilerin halka sahip çıkmadığından yakınarak “şimdi de halkın size sahip çıkmasını bekleyemezsiniz” demiş. Bunu duymamız hem sevindirici hem de Türkiye’deki işçi sınıfı mücadelesinin bulunduğu seviyeyi göstermesi açısından düşündürücüydü.
Bazı işçiler krediyle ev almış, fakat direnişte olduğu süre içinde kredilerini ödeyemediğinden evlerinden olmuşlar. Bir işçi ağabeyimizin eşi “2 üniversite öğrencisi çocuğum var, burada olmayı çok istemişlerdi, ama harçlıklarını çıkarmak için kafeterya gibi yerlerde çalışıyor ikisi de” dedi. Biz hayatın zor olduğunu ve patronların bize sadece bir aylık aç kalmayacağımız kadar para vererek kendisine mecbur bıraktığını söylediğimizde o da şunları söyledi: “Burada çalışan arkadaşların çoğu kiradaydı, bırakıp gitmek zorunda kaldılar, tabii kalıp direnenler de var ve biz kararlıyız, burada nöbetimize devam edeceğiz.”
İşçiler patronun bu fabrika sayesinde iki işyeri daha kurduğunu, holding sahibi olduğunu belirttiler. Bu bayram gününde ailelerin 3 aylık maaşlarını ödemeyerek onları mağdur ettiğini, kıdem tazminatlarını ödemeyerek haklarını resmen gasp ettiğini, bu durumun mağduriyetini yaşadıklarını ve bu nedenle haklarını aradıklarını söylediler. Hükümet yetkililerine birçok kez seslendiklerini, hukuki yollardan haklarını aramalarına rağmen, kimsenin mağduriyetlerini gidermediklerini için bu bayram gününü burada direnerek geçirdiklerini belirttiler. Bayramda harçlık yapabilmek için fabrikanın hurdalarını satarak küçük bir bayram harçlığı ile bayramı geçirdiklerini anlattılar.   


Sendika temsilcilerinden biri, sohbetimizde mücadelenin zor ama umut verici olduğundan bahsetti. Avukatlar aracılığıyla yapılan ön protokolde patron Sedat Aloğlu’dan alacaklı olduklarını kabullendirmiş durumda olduklarını bildirdi. Bu önemli ve umut verici bir gelişme işçiler açısından. Bu sayede işçilerin mahkeme süreci yaklaşık bir yıl daha kısalmış oluyor. İşçiler adına olan bu kazanıma sevindik. Ancak fiili-meşru mücadelenin, direnişin yerini hiçbir protokolünün, mahkemenin vs. tutamayacağını anlattık. Onlar da bize hak vererek, haklar tamamen alınana kadar direnişi bitirmeyeceklerini dile getirdiler.
İMD olarak uzun uzun aileleri kazanmanın önemini anlattık. Direnişçi aileler arası ziyaretlerin pek yapılmamış olduğunu öğrendiğimizde, bu ziyaretlerin moral-motivasyon ve kararlılık açısından zorunlu olduğunu belirttik. Direniş komitesine bu yönde bir öneride bulunmaları gerektiği konusunda konuştuğumuz işçilerle hemfikir olduk. Direnişteki işçiyi kendi ailesi sonuna kadar desteklediği sürece o mücadelenin sürmesi ve kazanılması daha kolay olacaktır. Evde kazanılmayan, destek almayan mücadelenin fabrikada kazanılması güçtür!
Feniş işçilerine mücadeleleri kazanımla sonuçlanana kadar, yanlarından ayrılmayacağımızı bir kez daha belirttik. Mücadelelerini THY, KAZOVA, LEROY MERLİN gibi diğer mücadelelerle düşünmenin birbirimiz ve verdiğimiz sınıf mücadelesini anlamamız açısından önemli olduğunu vurguladık.
FENİŞ İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR!
BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!

9 Ekim 2013 Çarşamba

Leroy Merlin İşçilerinin AVM Grevi Sürüyor



3 Ekim sabahı Uludağ’a ilk karın düşmesiyle birlikte Bursa ve Ankara’ya da Türkiye'deki ilk AVM grevi düştü! DİSK’e bağlı Sosyal-İş sendikasında örgütlenen Leroy Merlin işçileri 6 aydır toplu sözleşme taleplerinin patron tarafından kabul edilmemesine karşı Ankara ve Bursa’da eşzamanlı greve çıktı. Soğuk havaya ve yağan yağmura aldırmadan greve başlayan Leroy Merlin işçileri günler geçtikçe daha fazla dayanışma desteğiyle grevi büyütmeye başladı. İşyerinin % 70’i sendikalı olan Leroy Merlin işçileri sendikalı işçilerin % 80’ini greve çıkardı. % 20 zam ve tüm sosyal haklarını isteyen işçilere patrondan henüz "makul" bir cevap gelmedi.



Grevin 4. Gününde (6 Ekim Pazar) saat 2’de emek örgütlerinin ve Nilüfer Park Forumu’nun da katılımıyla yapılan basın açıklamasında işçiler Leroy Merlin grevinin Türkiye’deki ilk AVM grevi olduğuna dikkat çektiler. Bugüne dek insanların AVM'lere tüketmek için gittiği, grevin başlamasıyla birlikte ise AVM'lerin önünde sınıf dayanışması için bir araya gelindiği vurgulandı. Ayrıca Fransa’daki Leroy Merlin işçilerinin destek için iş yavaşlattığı haberini aldık ki, bu gelişme oldukça önemli, zira işçi sınıfı enternasyonal bir sınıftır, vatanı-milleti yoktur ve ancak sermayenin diktiği yapay sınırları aşan bir mücadeleyle, uluslararası sınıf dayanışmasıyla gerçek bir zafere ulaşabilir.
Diğer yandan, Leroy Merlin’de dayanışmanın büyümesini engellemek amacıyla muhasebe departmanının sendikalaşması baskı yoluyla engelleniyor, ancak işçiler bu bölme politikasına karşı da mücadelede kararlı olduklarını belirtiyorlar.
Basın açıklamasının ardından içerideki işçileri greve çağırmak için “ÇIK BAKALIM, ÇIK BAKALIM DIŞARIYA ÇIK BAKALIM! FORMANI BIRAK, ONURUNU AL GREVE DESTEK VER BAKALIM!" sloganı atıldı.
4. gün yapılan bu coşkulu eylemin ardından grev halayımızı çektik.


Sürekli büyüyen ve esnek, kuralsız, güvencesiz çalışmanın en yoğun olduğu bacasız sanayi haline gelen hizmet sektöründe ilk AVM grevinin gerçekleşmesi sınıf mücadelesi açısından çok önemli bir tuğla taşıdır. Böyle önemli bir greve uluslararası destek ise grevin kazanmasının ön koşuludur. Bursa İMD’liler olarak grevin sonucunu alana kadar Leroy Merlin işçisinin yanında olacağız.
Leroy Merlin işçisi yalnız değildir!
İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!
BURSA'dan bir Grup İMD'li